23 Ağustos 2012 Perşembe

Yönlendiriliyorsunuz...


Blog sayfamı ilk açarken kendime seçtiğim "taciturnn" takma adıyla uyumlu olsun diye blogspot adresimin başına da bu ismi eklemiştim ve "taciturnn.blogspot.com" orijinal adresimdi. Fakat hem "taciturnn" akılda kalıcı bir kelime olmadığı (sadece benim aklımda kalıyor), hem hecelemesi zor olduğu hem de "Taci" gibi kıl olduğum bir Türk ismine çağrışım yaptığı için sayfamın adresini değiştirmiş bulunmaktayım. Korkmayın, hiçbir sorun yok! Eğer "taciturnn.blogspot.com" adresine sahip bir yazının bağlantısına tıklayıp blogspot adresimin ana sayfasına yönlendirildiyseniz ve yazıyı bulmakta zorluk çekiyorsanız, sadece şunu yapın: Tıklamış olduğunuz adresteki uzantıyı "birgariphayatt.blogspot.com"un sonuna ekleyerek girin. Örn: "taciturnn.blogspot.com/2012/08/nobet-on-ikinci-bolum.html" adresinden siteye yönlendiniz ama yazıya ulaşamıyorsanız, baştaki kelimeyi "birgariphayatt.blogspot.com/2012/08/nobet-on-ikinci-bolum.html" şeklinde düzeltirseniz çok mutlu ve mesut olacağınızdan eminim. Üstelik "birgariphayatt" bitişik kelime grubu hem daha rahat telaffuz ediliyor, hem de yakınınıza ve arkadaş çevrenize söylerken "birgariphayatt - iki t ile - nokta blogspot nokta com" daha tatlı ve havalı olmuş oluyor. Öyle Taci'yle bilmemkimle falan uğraştırmayın beni! Hadi öperim! Yeni yazılara devam... :) (Bir de hızlı yazarken imla kurallarına dikkat edersem daha güzel olacak.)

Auster Geçmişini Kendine Anlatırsa...


Paul Auster’ın 2011 yılının kışında kaleme aldığı ve Can Yayınları’nın erken hazırlığı vesilesiyle dünyadan önce Türkiye’de Ocak 2012'de çıkan yeni kitabı “Kış Günlüğü”; artık belli bir yaşa gelmiş olan usta yazarın geçmişini onun gözünden, kendi kendine konuşur gibi kullandığı bir üslupla anlatıyor.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Nöbet - On İkinci Bölüm


Erkad o sabah ilginç biçimde rahatlamış olarak uyandı. Zihni öyle hafif, öyle rahatlamıştı ki, kendini yeniden doğmuş hissediyordu. Yatağında doğrulup yandaki pencereden dışarı, manzaraya baktığında, hayatın her zamanki gibi göründüğünü, hiçbir fark olmadığını gördü; fark, hayata nasıl baktığınla ilgiliydi çünkü.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Nöbet - On Birinci Bölüm


En ufak bir şeyle bir insanın hayatı gerçek anlamda yaşamaktan, nefes alıp vermekten; birtakım cihazların bip seslerine, kola takılan seruma, bir makinedeki hayat akışını gösteren yeşil çizgiye dönüşebiliyordu.

27 Temmuz 2012 Cuma

Kara Şövalye'nin Yükselişi




Ünlü ve usta yönetmen Christopher Nolan’ın 2005 yılında “Batman Begins” filmiyle başladığı ve 2008’deki ilk filmden daha meşhur olan ikinci filmin adını verdiği “The Dark Knight” serisi, son film “The Dark Knight Rises”ta daha güçlü, daha duygusal ve daha yoğun, aynı zamanda daha heyecanlı son halkayla ömrünü tamamlıyor. Nolan, seriyi ne kadar yukarılara taşıdığını son bir kez daha gösteriyor. NOT: Yazının devamı filmle ilgili kısmi spoiler içermektedir!

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Nöbet - Onuncu Bölüm


Büyük Gri, sanki söylemek istediklerini kendisinin yerine gerçekleştirdiğini düşünüyormuş gibi, video kaydını tekrar başa sara sara oynatmaya başladı, bakışları Mor’daydı.

“Söyledikleri çok manidar, öyle değil mi?” diye sordu. Mor’dan cevap gelmedi. “Önceki baktığım kayıtlarında da nöbet sırasında buna benzer bir şeyler söylemiş, ama biz bundan ancak Gözlem Odası’nı kayıt eden kameralar sayesinde haberdar oluyoruz.”

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Nöbet - Dokuzuncu Bölüm


Ölüm tek sıkımlık bir kurşundu, tek atışlık bir silah. Öyle bir patlardı ki çok geniş bir alanda yankılanır, insanın kulağını çınlatırdı. Lacivert o silahı eline almış ve tetiği çekmişti; bütün Skala çınlıyordu.