İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2014 Cuma

İnsanın çevresine ve hayata karşı 'yabancı'laşması



Albert Camus’nün Can Yayınları tarafından yayımlanan romanı “Yabancı”, sıradan, beklentisiz bir hayat yaşayan ana karakterin, annesinin ölümünden sonra kendisiyle ilgili birtakım şeylerin değişmesi ve bununla birlikte bir cinayet işleyerek hem kendine, hem topluma karşı yabancılaşmasını anlatan bir roman.

17 Aralık 2013 Salı

Cehennem (Inferno)


Dan Brown’un 2013 Mayıs ayında, dünya ile aynı anda Türkiye’de yayımlanan (hatta Türkiye’de Türkçe hâliyle biraz daha erken) son romanı “Cehennem (Inferno)”, Brown’un klasikleşen simgebilim profesörü Robert Langdon’ın başından geçen bir macera. Ancak kitap ne yazık ki Brown’un önceki Langdon romanları kadar etkileyici ve başarılı değil.

Not: Yazının devamı, romanın hikâyesiyle ilgili okuma zevkini kaçırabilecek bilgiler içermektedir.

24 Kasım 2013 Pazar

Cook meth, b*tch!


Aynı “Dexter”  ve “Lost” dizilerinde olduğu gibi; oldukça başarılı Amerikan dizilerini geç keşfetme konusunda yeni durağım “Breaking Bad” oldu. Ancak bu, akciğer kanserine yakalanan lise kimya öğretmeni Walter White’ın her şeyi boş verip ailesinin geleceğini güven altına almak üzere kötü yola sapması beni gerçekten fena sardı!

Not: Yazının devamı, dizinin geneliyle ilgili (hafif ve ağır) spoiler'lar içermektedir!

15 Ekim 2013 Salı

AŞK-I TITANIC



1997 yılında gösterime giren ve James Cameron’un yazıp yönettiği, tüm zamanların en çok izlenen filmlerinden biri olan “Titanic” filmi, her ne kadar dramatik olarak ilerleyip bir felaket filmi olarak bitse de, filmin özünde farklı bir versiyonuyla “Aşk-ı Memnu” hikâyesi olduğunu görmek çok da zor değil...

12 Ekim 2013 Cumartesi

Gravity


2013’ün en çok beklediğim ve genel olarak beklenenlerden olduğunu düşündüğüm, Alfonso Cuarón yönetmenliğindeki bilimkurgu - macera filmi "Gravity (Yerçekimi)" nihayet gösterime girdi. Koltuğunuza oturun, hatta kemerlerinizi bile bağlayın, çünkü 91 dakikalık bu macera boyunca uzayda kendinizi yerçekimsiz hissedeceksiniz.

Not: Yazının devamı film hakkında bilgi içermektedir.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

The Conjuring


"Saw" adlı efsane korku serisinin ilk film yönetmeni James Wan, "Paranormal Activity" serisine hemen hemen benzeyen bir korku filmi olan, 2013 yapımı "The Conjuring"le çıkıyor karşımıza. Her sanesinde abartılı korku filmi klişeleriyle korkutmasa bile, kimi sahnelerde biraz sıksa da, bekleneni veriyor film. Yine de aman aman bir korku film olmadığını belirtmekte fayda var.

Dikkat: Yazının devamı hikâyeyle ilgili bilgiler içermektedir.

30 Ağustos 2013 Cuma

İSKENDER



Elif Şafak’ın 2011 Ağustos’unda Doğan Kitap’tan çıkan “İskender” adlı romanı; bol karakterli bir hikâyede aile içi ilişkileri, kişilerin dünyaya bakışını ve genç bir oğlanın annesini öldürmesini anlatıyor.

16 Ağustos 2013 Cuma

Bir de baktım yoksun...



Yekta Kopan’ın Can Yayınları tarafından 2009’da yayımlanmış olan öykü kitabı “Bir de Baktım Yoksun”; baba-oğul, vefat, aile, aşk gibi konulara dair altı farklı hikâye, altı farklı yaşantı sunuyor bizlere.

9 Ağustos 2013 Cuma

Son Şeyler Ülkesinde



Paul Auster’ın, ilk kez 1987 yılında yayımlanan “Son Şeyler Ülkesinde” adlı romanı; harabeye dönmüş bir ülke, harabeye dönmüş insanlar ve hayatlar üzerinden bir gelecek distopyası anlatıyor.

5 Temmuz 2013 Cuma

Man of Steel



“The Dark Knight” efsanesinin arkasındaki başarılı isim Christopher Nolan’ın yapımcılığını üstlendiği “Man of Steel” filminin yönetmen koltuğunda Zack Snyder, senarist koltuğunda ise David S. Goyer oturuyor. Film bekleneni hem veriyor, hem vermiyor; orta karar.

21 Nisan 2013 Pazar

Ne ekersen onu biçersin.



2010 yapımı Christopher Nolan’ın yazıp yönettiği “Inception” filmi; insan zihninin çalışma, algılama ve bilinç/bilinçaltı ilişkisini başarılı biçimde anlatan bir bilimkurgu filmi. Filmde anlatılan hikâyeye dayanarak; düşüncelerimizi, korkularımızı, heyecanlarımızı, telaşlarımızı, endişelerimizi hep kendimiz kafamızda yaratıyor ve yok ediyoruz. Bu etkileşimin sonucu olarak yaptıklarımız, başımıza gelenlerin kanıtı olmuş oluyor. Yani hayatta yaşadığımız her şey gelip geçici, ama zihnimiz ve bilincimiz bâki kalıyor. Ne ekersek onu biçiyoruz…

29 Mart 2013 Cuma

BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT



George Orwell’in bir korku imparatorluğu, bir distopya olarak kaleme aldığı “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı kitap; hem günümüzün genel olarak toplum düzenini, hem Büyük Birader kavramını, hem iktidar-vatandaş ilişkisini, hem de bugünün Türkiye’sini çok güzel özetleyen, rahatsız edici bir hikâye.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Aşk en güzel bahanesidir şiirin...



Bir ermiş bir gün rüyasında bir kelebek olduğunu görmüş... O kadar etkilenmiş ki, uyanınca kafası karışmış ve sorgulamış: “Rüyasında kelebek olduğunu gören ben miyim, yoksa kelebek mi rüyasında beni görüyor?” diye. İşte “KelebeğinRüyası”, bu cevabı bilinmeyen soru üzerine iki şairin aşkları üzerinden anlatılan ve aşkın, şiire bir bahane olduğunu söyleyen uzun bir hikâye...

Not: Yazının devamı, filmin seyir zevkini kaçıracak bilgi içerebilir.

9 Ocak 2013 Çarşamba

Dexter olsa ne yapardı?


2006 yılında yayın hayatına başlayan ve 7. sezonunu birkaç hafta önce bitiren Amerikan televizyonunun ve belki de dünya televizyonunun en ünlü seri katili Dexter’ın hikâyesi, aslında bir seri katilin günlüğü; geceleri insan öldürerek içindeki “açlığı” gideren masum bir Amerikan vatandaşı, gizli bir kahraman ve hatta içimizden biri...

30 Aralık 2012 Pazar

İşte bunlar hep seks...




Film okumasını gerçek hayata uyarlama süresince bu sefer sırayı “Basic Instinct (Temel İçgüdü)” filmi alıyor. Başrollerinde Sharon Stone ve Michael Douglas’ın yer aldığı 1992 yapımı bu erotik soslu macera-gerilim filmi yayınlandığı dönemde cüretkâr sahnelerinden ötürü Sharon Stone’a büyük bir popülarite kazandırdığı gibi, kadın-erkek ilişkilerinde seksin ve cinselliğin nasıl etkili bir rol oynadığını da ustaca gösteriyor.

28 Ekim 2012 Pazar

"Cloud Atlas": 6 bilinmeyenli uzun bir hikâye



“The Matrix” serisi ve beraberindeki “V For Vendetta” filmlerinden sonra kariyerlerinde inişli çıkışlı bir macera sürdürmekte olan Wachowski Kardeşler, uzun bir süredir ortalığı yıkacak, büyük ses getirecek bir proje peşindelerdi. Medyaya da yansıyan bu proje “Cloud Atlas (Bulut Atlas)” filmiydi ve gerek oyuncu kadrosu, gerek hikâyesi, gerek yayınlanan fragmanıyla büyük bir ilgi çekti. Fakat Wachowski Kardeşler, ne yazık ki bu son filmleriyle piyasada neden uzundur gözükmediklerinin -ve gözükmemeleri gerektiğinin- cevabını da veriyorlar. Yazının devamı filmin seyir zevkini kaçırabilecek satırlar içermektedir.

25 Ekim 2012 Perşembe

"Avrupa Yakası" vs "Yalan Dünya"


Ocak 2012’de başladığından beri bir “Avrupa Yakası mı, Yalan Dünya mı?” muhabbetidir sürüp gidiyor. Genel kanı, “Avrupa Yakası” dizisinden alınan tadın “Yalan Dünya”da olmaması. Tabii bu genel kanı. Benim düşüncemse, esas yapı sabit kaldı ve içerik değişti ve biraz daha güzelleşti. Niye mi? Söz açılmışken anlatayım…

30 Eylül 2012 Pazar

Hayat bir oyun sahnesi ve bizler oyuncularız...



Çok iyi bir hayatınız, iyi bir eğitiminiz var; sürekli sizin için verilmiş olan bazı kararlar var ve bunlara itiraz edemiyorsunuz. Bir de yarın iş güç var erken kalkmanız gerek... Sevgilinizle de aranızı iyi yapmalısınız, malûm ebeveynler çocuk bekler. Bir de hep hayalini kurduğunuz yurt dışı seyahati yok mu?... Eğer bunların hepsine “Aa, aynı ben!” diyorsanız tebrikler: Muhteşem bir ‘oyuncusunuz’!

23 Ağustos 2012 Perşembe

Auster Geçmişini Kendine Anlatırsa...


Paul Auster’ın 2011 yılının kışında kaleme aldığı ve Can Yayınları’nın erken hazırlığı vesilesiyle dünyadan önce Türkiye’de Ocak 2012'de çıkan yeni kitabı “Kış Günlüğü”; artık belli bir yaşa gelmiş olan usta yazarın geçmişini onun gözünden, kendi kendine konuşur gibi kullandığı bir üslupla anlatıyor.

27 Temmuz 2012 Cuma

Kara Şövalye'nin Yükselişi




Ünlü ve usta yönetmen Christopher Nolan’ın 2005 yılında “Batman Begins” filmiyle başladığı ve 2008’deki ilk filmden daha meşhur olan ikinci filmin adını verdiği “The Dark Knight” serisi, son film “The Dark Knight Rises”ta daha güçlü, daha duygusal ve daha yoğun, aynı zamanda daha heyecanlı son halkayla ömrünü tamamlıyor. Nolan, seriyi ne kadar yukarılara taşıdığını son bir kez daha gösteriyor. NOT: Yazının devamı filmle ilgili kısmi spoiler içermektedir!