4 Nisan 2013 Perşembe

Yasağın ilk kuralı onu çiğnemektir.



Yasak, insanı bir şeyi yapmaya en çok teşvik edici etkenlerden biridir kesinlikle. Bir şey yasak olduğunda onu yapmanın hazzı, genelde yapılabiliyor olduğundakinden çok daha fazladır. Kural çiğniyor olmak, insanın içinde alevlenen özgürlük ve isyan duyguları, birilerinin sizi uyaracağını bilerek buna karşı gelme hissi vb. pek çok şey yasağın delinmesi için önemli bir faktördür.

29 Mart 2013 Cuma

BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT



George Orwell’in bir korku imparatorluğu, bir distopya olarak kaleme aldığı “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı kitap; hem günümüzün genel olarak toplum düzenini, hem Büyük Birader kavramını, hem iktidar-vatandaş ilişkisini, hem de bugünün Türkiye’sini çok güzel özetleyen, rahatsız edici bir hikâye.

16 Mart 2013 Cumartesi

To believe or not to believe Just in Bieber



İlk olarak Youtube’da “Baby” adlı şarkısıyla keşfedildiğinden beri, bundan asırlar önce Hz. Musa’nın Kızıl Denizi ikiye bölmesi gibi, gençliği ikiye bölen Kanadalı bir şarkıcı Justin Bieber. Seveni ölümüne sevip, sevmeyeni ölümüne sevmiyor. Arada “Sesi iyi, ama hayran kitlesi kötü” şeklinde “Kendisi iyi ama çevresi kötü” tarzı yorumlar da olmuyor değil. Peki nedir hayran kitlesini çığlık çığlığa bıraktırıp, hayran kitlesi olmayan öteki kitleyi “Justin” dendiği anda tiksindiren faktör? Mesele popüler kültürdeki Bieberizm etkisine inanmak ve inanmamaktan mı ibaret?

27 Şubat 2013 Çarşamba

Ulan Biscolata erkekleri...


Türk erkeği bu zamana kadar kadınlar tarafından ne hor görüldü, ne aşağılandı, ne eleştirildi yakışıklı, yapılı değil diye... Amerikan drama ve romantik dizilerini, filmlerini izleyen Türk kadını o yapımlardaki yapılı, sağlam vücutlu erkekleri ne methetti, ne âşık oldu... Ancak dananın kuyruğu, Biscolata çikolataları için çekilen reklam filmlerinde yabancı ve yakışıklı genç erkek modellerin oynamasıyla koptu. Artık Türk erkeğinin hedefi Biscolata erkeği gibi olmak, ileri!

23 Şubat 2013 Cumartesi

Aşk en güzel bahanesidir şiirin...



Bir ermiş bir gün rüyasında bir kelebek olduğunu görmüş... O kadar etkilenmiş ki, uyanınca kafası karışmış ve sorgulamış: “Rüyasında kelebek olduğunu gören ben miyim, yoksa kelebek mi rüyasında beni görüyor?” diye. İşte “KelebeğinRüyası”, bu cevabı bilinmeyen soru üzerine iki şairin aşkları üzerinden anlatılan ve aşkın, şiire bir bahane olduğunu söyleyen uzun bir hikâye...

Not: Yazının devamı, filmin seyir zevkini kaçıracak bilgi içerebilir.

19 Şubat 2013 Salı

Murphy'nin Otuz Boku (Thirty Shits of Murphy)


Hayatımızda bizi etkileyen, gözle görülmeyen, ancak belli maddelere sahip bir bokluk var, bunun siz de muhakkak farkındasınızdır. Her daim her konuda mutlaka bir pürüz çıkar, bir şeyler ters gider ya; işte Murphy kanunları dediğimiz bir gıcıklık var ve ters giden şeylerin asıl sebebi bu kanunlar, yani bokluklar. Sizler için Murphy’nin meşhur 30 bokunu düşündüm, taşındım, araştırdım, yorumladım...

3 Şubat 2013 Pazar

Sosyal medyada öldürmek



Daha önce sosyal medya, bunun yararları zararları, bu yarar ve zararların kime ve neye göre değişebileceğinden bahsetmiştim. Ancak hepsinin ötesinde, internette “tıklanma” diye bir merak var; herhangi bir internet kullanıcısının bir kişi veya durum hakkında ilgi çekerek tıklanması, takip edilmesi, yazdıklarının paylaşılması vb… Ve bu öyle bir noktaya gelmiş durumda ki, artık iş, ünlü veya popüler kişileri sosyal medyada öldürmeye kadar varabiliyor.