17 Ocak 2014 Cuma

İnsanın çevresine ve hayata karşı 'yabancı'laşması



Albert Camus’nün Can Yayınları tarafından yayımlanan romanı “Yabancı”, sıradan, beklentisiz bir hayat yaşayan ana karakterin, annesinin ölümünden sonra kendisiyle ilgili birtakım şeylerin değişmesi ve bununla birlikte bir cinayet işleyerek hem kendine, hem topluma karşı yabancılaşmasını anlatan bir roman.

31 Aralık 2013 Salı

Ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni?



Yeni bir yıla giriyoruz; 2014. Bu gece saatler 00:00’ı vurduğunda, pek sevmediğim 2013 yılının sonundaki 3 düşecek ve yerini 4’e bırakacak. 2014’e girerken, son birkaç ayımla ilgili birtakım duygular, düşünceler paylaşmak istedim sizlerle...

17 Aralık 2013 Salı

Cehennem (Inferno)


Dan Brown’un 2013 Mayıs ayında, dünya ile aynı anda Türkiye’de yayımlanan (hatta Türkiye’de Türkçe hâliyle biraz daha erken) son romanı “Cehennem (Inferno)”, Brown’un klasikleşen simgebilim profesörü Robert Langdon’ın başından geçen bir macera. Ancak kitap ne yazık ki Brown’un önceki Langdon romanları kadar etkileyici ve başarılı değil.

Not: Yazının devamı, romanın hikâyesiyle ilgili okuma zevkini kaçırabilecek bilgiler içermektedir.

24 Kasım 2013 Pazar

Cook meth, b*tch!


Aynı “Dexter”  ve “Lost” dizilerinde olduğu gibi; oldukça başarılı Amerikan dizilerini geç keşfetme konusunda yeni durağım “Breaking Bad” oldu. Ancak bu, akciğer kanserine yakalanan lise kimya öğretmeni Walter White’ın her şeyi boş verip ailesinin geleceğini güven altına almak üzere kötü yola sapması beni gerçekten fena sardı!

Not: Yazının devamı, dizinin geneliyle ilgili (hafif ve ağır) spoiler'lar içermektedir!

18 Kasım 2013 Pazartesi

Abi saçları 3'e vuralım...


Bu zamana kadar pek çok saç modelini denemiş ve sert bir saç tipine sahip biri olarak diyebilirim ki; özellikle erkekler için, 3 numara saç en kral saç modelidir!

14 Kasım 2013 Perşembe

Doğum günün kutlu olsun...



Sene 2006'ydı... O gün onun mutlu olması için, onun istediği gibi bir doğum günü sürprizi hazırlamıştık: pasta yerine çiğ köfte...

Hayatı boyunca tatlıyı o kadar çok sevmedi, acıyı ise o kadar çok severdi ki, geçmiş bir doğum gününde "Bana çiğ köfte alın," demişti...

Çiğ köfte almıştık ve doğum günü pastası yerine onu yemiştik... Çok mutlu olmuştu, ama naif bir mutluluktu...

6 Kasım 2013 Çarşamba

Yeni küfrümüz: kızlı erkekli!



Esasında pek de yeni olmayan bir küfrümüz var artık ve hükümet tarafından da sıkça dile getiriliyor. Herhangi bir iş, oluş ve hareket bildiren kelimelerin başına ‘kızlı erkekli’ getirildiğinde bundan böyle küfürdür.