5 Temmuz 2013 Cuma

Man of Steel



“The Dark Knight” efsanesinin arkasındaki başarılı isim Christopher Nolan’ın yapımcılığını üstlendiği “Man of Steel” filminin yönetmen koltuğunda Zack Snyder, senarist koltuğunda ise David S. Goyer oturuyor. Film bekleneni hem veriyor, hem vermiyor; orta karar.

2 Temmuz 2013 Salı

Önemli olan boyu değil işlevi.



Herkes kendi yaptığı ya da başkasının yaptığı işin miktarını uzun uzadıya anlatır, “Şöyle yaptım böyle yaptım, senelerimi verdim, yıllarımı harcadım, tırnaklarımla geldim ben buraya!” diye böbürlenir durur. Yaptığı işin/şeyin (artık her ne ise) miktarı herkes için birincil derecede önemlidir... Peki ya kalitesi, yani işlevi?

21 Haziran 2013 Cuma

Direniş...




31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren Gezi Parkı adına, onun öteskinde demokrasi, insan hakları, özgürlük, eylemler hakkında o kadar çok, ama o kadar çok şey oldu ki yazmayı gerektiren, o kadar çok şey olup bitti ve hâlâ oluyor ki...

Güncelleme: Muhiddin Abdal şiiri olan ve Fazıl Say'ın müziğiyle yeniden düzenlediği "İnsan İnsan" videosu eklenmiştir.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Order ettim! (Bir Plaza Türkçesi)



Yok eski Türkçeydi, yok yeni Türkçeydi (İstanbul Türkçesi) derken, bir yandan da kapitalizm ve onun bize dayattıkları vesilesiyle dil bambaşka bir hâl alıyor ve ortaya, dayatılmakta olan yeni kelimelerle, içimizde var olan kelimelerin karışımı bir konuşma dili, yeni bir Türkçe çıkıyor: Plaza Türkçesi, nam-ı diğer Türkilizce. Bunu process edip gerçek hayatta apply edebildiğimiz sürece hiçbir sorun yok!

28 Nisan 2013 Pazar

Ritüele çomak sokmak!



Doğduğumuz andan itibaren hayatın içindeki belli bazı ritüellerle karşılaşır ve kimi zaman kendi ritüellerimizi gerçekleştiririz. Bu ritüeller küçüklüğümüzde bize pek bir anlam ifade etmeyip yalnızca belli birtakım sözlü, yazılı veya eylemsel davranışlar bütünü olduğu hâlde, yaşımız ilerledikçe bu ritüellerin biçimini ve amacını daha fazla kavramaya başlarız. O noktadan sonra ise şu soru zihnimizde belirir: Ritüeller niçin var? Ne kadar gerekli?

23 Nisan 2013 Salı

Hayatı hileyle yaşamak...



Günlük hayatımızın vazgeçilmezi elektronik ve teknolojik cihazlarla o kadar çevrilmiş durumdayız ki, hepsinde vakit geçirmek için birtakım uğraşlar bulmak mümkün. Flash destekli, bağımlılık yaratan, saatleri, bazen günleri öldürdüğümüz oyunlar; onların dışında masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda oynanan oyunlar ve daha niceleri… Kimi zaman bu oyunları hileyle oynadığımız da oluyor, itiraf edelim şimdi. Ancak böyle yaparken pek çoğumuzun aklından, “Keşke hayatta da böyle hileler olsaydı…” diye geçiyordur muhakkak. Sahi, hayatı da hileli yaşasaydık nasıl olurdu?

21 Nisan 2013 Pazar

Ne ekersen onu biçersin.



2010 yapımı Christopher Nolan’ın yazıp yönettiği “Inception” filmi; insan zihninin çalışma, algılama ve bilinç/bilinçaltı ilişkisini başarılı biçimde anlatan bir bilimkurgu filmi. Filmde anlatılan hikâyeye dayanarak; düşüncelerimizi, korkularımızı, heyecanlarımızı, telaşlarımızı, endişelerimizi hep kendimiz kafamızda yaratıyor ve yok ediyoruz. Bu etkileşimin sonucu olarak yaptıklarımız, başımıza gelenlerin kanıtı olmuş oluyor. Yani hayatta yaşadığımız her şey gelip geçici, ama zihnimiz ve bilincimiz bâki kalıyor. Ne ekersek onu biçiyoruz…